31 Ekim 2019 Perşembe

HAYALET MÜZİK


 





MÜZİK BAZEN ÖLÜMCÜL OLABİLİR!



YAZARLAR:

Murat Baykan
Nurgül Çelebi
Hakan Balcı
Özlem Ertan
Mehmet Berk Yaltırık
Funda Özlem Şeran
Uğur Kılınç
Zeynep Çolakoğlu
Murat S. Dural
Aşkın Zengin Akkuş


DERLEYEN: ÖZLEM ERTAN

ARTEMİS YAYINLARI/KASIM 2019




MÜZİĞİN HAYALETİ ARAMIZDA DOLAŞIYOR


Kanın, insanın üstüne ne zaman, nereden sıçrayacağı belli olmaz. Ölümün aşkla, aşkın intikamla, hüznün ihtirasla, coşkunun cinayetle, sevincin kıyametle ilgisi varsa, yaşadığımız dünya haddinden fazla tekinsiz demektir.

Öyleyse, çare yok; ya teslim olacağız ya mücadele edeceğiz ya da görmezden geleceğiz. Mesela, dış kapının zincirini takacak, perdeleri sıkı sıkı kapatacak, eğer Stephen King gibi, bizde de küçük bir çocuk kalbi varsa eğer, masamızın üstünde, bir kavanozda duran o kalbin üzerine siyah bir poşet geçireceğiz ki dikkatimiz dağılmasın. Sonra bir kadeh kırmızı şarap alacağız elimize, salondaki en rahat koltuğa yayılacağız ve sonuna kadar açacağız müziğin sesini. Artık Wagner’in Yüzük Döngüsü mü olur, Notre-Dame de Paris müzikalinden bir bölüm mü, Teoman Alpay’ın Böyle mi Esecekti Son Günümde Bu Rüzgâr adlı eseri mi, Igor Stravinsky’nin Bahar Ayini mi, Giuseppe Tartini’nin Şeytan Sonatı mı, Paganini’nin Birinci Keman Konçertosu mu, karar sizin ve müzik zevkinizin sizi savurduğu iklimlerin elbette. Gönlü daha sert ritimlere kayanlar Norveçli Black Metal grubu Ulver’in Wolf & Hatred (Kurtlar ve Nefret) adlı şarkısını bile dinleyebilir. Mahsuru yok!

Hangi müziği dinlerseniz dinleyin, müziğin bu tekinsiz hayatı görmezden gelmenizi sağlayamayacağını bilmelisiniz. Çünkü sizi kendinizden geçiren o ritmin Dante’nin cehennemindeki budaklı ruhların birbirine sürtünmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını, şarkının sonundaki gizemli seslerin, ölen birinin boğazından çıkan son sesler, son hırıltılar olup olmadığını kim bilebilir ki?

Hayalet Müzik’te yer alan, çok değerli on yazarın kaleminden dökülen bu öyküler, insanın hayal ettiği, hayalini gerçekleştirdiği ve kendi hayalinden korktuğu, en azından tedirgin olduğu bir dünyayı dışımıza değil, basbayağı içimize yansıtıyor. Ruhumuzun karanlık yanına ışık tutuyor. Ve her ışığın bir müziği olduğunu yeniden hatırlatıyor bize. Kiminin duyduğu, kiminin gördüğü, kiminin öldüğü bir müzik. 

Öyleyse söz ritme karışsın ve müzik başlasın artık. Üstünüzden kan eksik olmasın!

 ALTAY ÖKTEM








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder