6 Nisan 2026 Pazartesi

VINOLETTERA SAYI I

 ŞARAP MEKTUPLARI ADINDA BİR FANZİN

Yazarlar bir araya geldiğinde mutlaka bir dergi, antoloji ya da yazınsal bir üretim eseri ortaya çıkar. Fanzin ise daha duygusal bir enstrüman. Onun için mevcut düzene ciddi bir itiraz ve yeraltına karşı duygusal hisler gerekli. İşte Vinolettera tam bu hislerin eseri; başkaldıran, bilgiye her daim aç ve bağlararası geyikler, yani ampelofilozofiya yanlısı bir felsefeye sahip.

Edebiyat, sanat, müzik, mizah tamam da şarap fanzini de nereden çıktı diyenlere, buradaki zengin dil ve mizah unsurları o kadar fazla ki bu karnavala bir göz atın istedik. Transkafyasya ve Turabdin bölgelerinde doğmuş, Anadolu’da bir kültüre dönüşmüş şarap, Antik Yunan’a halk arasına karışmış ve festivallerin, şiir ve retorik yarışmalarının, eğlencenin, müziğin, tiyatronun ve keyfin sembolü haline gelmiştir. Tanrısı Dionysos bile o kadar halktan ve içtendir ki dağda bayırda gezinir, duyguların sel olduğu, coşku, esrime ve verimlilik tanrısı olarak bilinir, diğer tanrılar gibi gökyüzünde bir tahtta oturmaz, halkla hep bir aradadır, aristokratik zevklerle eşleşen Apollon’un tam karşısında yer alır.

İçinde sığamadıkları kapalı kapalı gruplar, bilginin üstüne külçe halinde düşmüş gösteriş, var olmak için illa bir söz söyleme, çamur atarak ferahlama, hatta bağıra çağıra içinizin yağlarını eritme durumu söz konusu bu evrende. Bir gün “Ama öyle konuşmayalım” diye duyarsınız, konuşmacı nedense az sonra bir cinayet işleyecekmişsiniz gibi size tehdit muamelesi yapar. “Tadım subjektiftir, uluslararası yarışmalarda uzmanlar bile yanılıyor, kör tadımlarda herkes ters köşe olur” derler ama sonra “O aroma yok orada, şunu almalısın” diye iyi niyetli cümleler kurarlar. Yasaklara, kontrollere takılmış bir dünya burası. Mizah bol olmaz mı? Cennetteki nehirleri bekleyenler, politik çıkarlar peşinde koşanlar ve iktidar olmanın keyfini engelleyerek çatanlardan ötürü içten içe kaynadığını görebilirsiniz. İçerde ise aidiyet duygusuyla tatmin yaşayan gruplardan en iyi ben bilirim’e doğru giden ve gittiği yerde polemik yaratmaktan çekinmeyen, bilgiye, paylaşıma kapalı yüksek kafalar var. Aslında bakarsanız dışarıdan itenlerle içeriden şişirenler farklı oranlarda basınç yaratıyorlar burada.

Konumuza dönelim… Bu iş duyusal olduğu kadar duygusal da. O nedenle günün sonunda çorbayı yapanların değil, çorbayı tadanların değerlendirmesi belirleyici. Aynı kitaplarda olduğu gibi. Okurları beğenmiyorsan, okunmasa da olur, yayımlanmasa da olur diyorsan, yazma! Karışma sokağa, hayata... Sen de beğenmiyorsan içme ve nehirlerin hayalini de kurma artık! Her şey bir yana, insanlar tadımlara güzel vakit geçirmeye gelseler, hayat daha zevkli olacak, ama ıstıraplı arzu onları ham ham yer. Ne diyelim, afiyet olsun! Size de keyifli okumalar, bol kahkahalar...

Yayına hazırlayanlar: Zeynep Çolakoğlu & Erkut Tokman

 


Fanzine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz: 
 VINOLETTERA SAYI I

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder