23 Eylül 2022 Cuma

Korkuyu Bekleyenler Okur Yorumları

 




"Neden kayıplarımızı çok sonraları fark ediyorduk ki? Hayatımızdaki nesnelerin, insanların kaybolduklarını,bizi bıraktıklarını ya da bizim onları uzaklaştırdığımızı görmemizin bu kadar zor olması bir savunma mekanizması mıydı?"

Tam benlik dediğim bir kitap okudum inanılmaz mutluyum. Tek kelimeyle müthişti...
İki yazar, tek ses, sekiz öykü...
Tek ses ifadesi gerçekten çok doğru çünkü asla iki yazarın kaleme aldığı anlaşılmıyor.
Bu tür kitaplar okumaya alışkınım ama gene de ürpertiyle başladım kitaba. Korkuya kendimi hazırladım sanırım. Korkmaktan ziyade ürperdim. Hemde kitabın başından sonuna kadar. Bence ürpermek korkmaktan daha derin bir his...

Sekiz öyküden oluşan eserde, kitaplarında güzel kadın karakterlerini öldürmesiyle yargılanan yazarı, karakterini kaybeden onu delirircesine arayan bulamayan ve bunalıma giren aklı karmaşık olan başka bir yazarı, Aeternum Oteli'nde karanlıkla, korkuyla, düşünceleriyle savaşan bir adamı, genç bir arkadaş grubunun bir türlü gelmek bilmeyen Fatihleri beklerken yaşadığı ürkütücü olayları, katıldığı bir düğünde çekilen fotoğraflarda gördüğü ayrıntıları araştırırken korkunç olaylar yaşayan Mustafa'yı, Son'a altı kala geriden sayarak Dünyanın sonuna tanıklık edeceğiniz karanlık, sessizlik, kuşku, korku ve gerçekle düşün çatıştığı akılları bulandıran olaylara ürpererek şahit olacaksınız.
Bu tür kitapları sevenler kaçırmasın şiddetle tavsiye ederim 👍

Herkese mutlu günler dilerim.

@bilgiyayinevi
@okumakicinkitaphalleri
.

#korkuyubekleyenler #bookstagram #okudumbitti #roman #korku #gerilim #kitap #kitapönerisi #kitaptavsiyesi #fyp #booklover #book

23 Mart 2022 Çarşamba

BASINDA KORKUYU BEKLEYENLER

 

Fotoğraf: Barış Uğursu (HeavyArtsFilm)
https://www.instagram.com/heavyartsfilm/


Zeynep Çolakoğlu ve Hakan Balcı ile “Korkuyu Bekleyenler” Üzerine 

Söyleşi: Nezihe Altuğ


"Korkuyu Bekleyenler içerde neler oluyor bakmaktan çekinmeyen, aydınlanmanın görmek, duymak ve dile getirmek olduğunu bilen, bilinçdışının bir dil gibi yapılandığını fark edip sembolleri çözmeye heves eden herkes olabilir. "





15 Kasım 2021 Pazartesi

KORKUYU BEKLEYENLER

 


KORKUYU BEKLEYENLER

Yazar: Hakan Balcı & Zeynep Çolakoğlu

Yayınevi: Bilgi Yayınevi

Yayın Tarihi: Kasım 2021

Türü: Öykü (korku/kara mizah)

Sayfa Sayısı: 139

ISBN: 978-975-22-1009-7

 

İki yazarın tek bir kaleme dönüşerek yazdığı dokuz öyküden oluşan Korkuyu Bekleyenler Bilgi Yayınevi tarafından yayımlandı.

Hakan Balcı ile Zeynep Çolakoğlu birlikte ürettikleri bu eserde, zihinlerinin kesişim noktasını keşfettikleri bir yerden eş zamanlı öykülere can veriyorlar.

Korkudan ilham alan bu öyküler, kara mizahın sınırlarını zorlayan, gizemle, mitlerle, müzikle ve melankoliyle iç içe bir yapıda olup kimi zaman yazarların itirafı, kimi zaman da isyanıyla tamamlanıyor.

Gündelik hayatta sık karşılaşılan senaryoları absürt bir mizahla harmanlarken, ekolojik yıkıma bir İzmir güzeli Selluka ile cevap veriyorlar. İnsan zihninin derinliklerini bir malikânenin ıssız labirentleriyle benzeştirip keşfetmeye çalışırken, dünyanın sonundan birbirlerine yazdıkları mektupla kitabın yazım sürecine okuru da dâhil ediyorlar.

Korkuyu Bekleyenler tuhaf bir mahkeme ile başlayıp sizi kendinize döndürecek, semboller evreninden yaşamın içindeki saçmaya temas edecek, korkunun mizaha dönüştüğü arama, kaybetme ve yeniden bulma öykülerini içeriyor.

Arka kapak Yazısı:

Hakan Balcı ve Zeynep Çolakoğlu, derin bir karanlıkta aralanan kapıdan, içeriyi merak ettiren öyküleri birlikte yazdılar.

Karanlık sadece kendi varlığına saygısı olan bir yaratık mı? Kâbuslar ve öldürme isteğini kim kamçılıyor?  Düş ile evrenin kardeş olduğu bu öykülerde çağrışımların, kimi zaman çok sessiz dokunuşlarına, kimi zaman da gürültüyle akan ürpertisine tanıklık edeceksiniz.

Karanlık, sessizlik, kuşku üçgeninde yaratılan boşluklarla, ölümün kime yakıştığını düşünürken bulacaksınız kendinizi. Birdenbire gerçeğe dönmek istediğinizde de ecelin yüzü olmayan gölgesinin, gözlerinize baktığını hissedeceksiniz. İçinde yaşanan zamanın gizemli boyutlarını, kilitsiz dev binaların sonu olmayan odalarında dolaşarak farkına varacaksınız.

Gerçekle düşün çatıştığı, bilinmeyene yolculuktur “Korkuyu Beklerken”.

Mine Ömer

10 Nisan 2020 Cuma

ZİNCİR'DEN ADA'YA


İstanbul’un Karanlığında kitabında yer alan Zincir, Ateşaltı ve Ada öykülerine dair kısa kısa… 



ZİNCİR



“Birbirine bağlı olmak senfoniktir…”

Zincirlikuyu Mezarlığı
Photo by Merve Çolakoğlu
Zincirlikuyu Mezarlığına defnedilmiş bir müzisyenin, yarım kalan bir beste için geri dönmesi ile başlayan, maskelerini bir bir ifşa ederek arzunun doğasını anlamaya dair bir öyküdür, Zincir.

Yaşama ve müziğe karşı duyulan arzu, müzisyen Mortem’de, kıskançlık ve sahiplenme dürtüleri, isminin sözcük anlamı illüzyon olan Maya’da vücut bulur. Öykü içinde “Bir Hayalin Novellası” adlı romanı yazan yazar ise aşkla ölümün mitolojik birlikteliğini deneyimlerken, tanrısal bir yere koyduğu idolü Mortem’in dikkatini, yazdıklarını çarpıtarak çekmeye çalışır.


Yedikule Zindanlarında bir müzik deneyiminin ölüme dönüşmesi gerçekleşir. Moonstruck adlı grup, Elementler albüm turnesinin son ayağı olan İstanbul için alevler içinde şaman davulları, sonik patlamalar, topraklı ölü kargalar ve deneysel bir su altı deneyimi içeren özel bir şov hazırlar.    

Arzu bir aşk mı, ölüm mü, eksik mi, illüzyon mu yoksa ansızın karşımıza çıkan bir zincir midir?
Zincir bir Lacancı gösterendir, arzuyu simgeler.  Paramparça olmuş bir müzisyen, yarım kalmış bir beste, çarpıtılmış bir roman, kana bulanmış bir sergi ve kırılgan hayatların üzerine melankoli sinmiştir ama bu sefer kendini yeniden var etme aşkıyla dolup taşmaktadır, adının anlamı Norveççe ölüm olan Mortem bile yaşama dönmek için yanıp tutuşmaktadır.

Arzu değiştirir!

Zincirlikuyu Mezarlığı, Yedikule Zindanları, İstanbul Modern


8 Nisan 2020 Çarşamba

HOŞÇA KAL ÇAĞLAN...

LANETH WAS HERE


7 Nisan 2020



Bugün Türkiye metal camiasına büyük katkılarda bulunmuş, çıkardığı Laneth, Non Serviam ve Headbang dergilerini heyecanla takip ettiğim, yazılarıyla büyüdüğüm, müzik yazarı, bir tür "heavy metal influencer", Headbang dergimizin genel yayın yönetmeni Çağlan Tekil'i kaybettik.

Headbang ekibine 2014'te katılmıştım. Black metal yazacak birilerini arıyorlardı, Sevgili Doğu Yücel'e 2000'lerin başında çıkardığım Black metal fanzini Acedia'yı, metal müziğin (ağırlıklı black metal tabi ki) şarkı sözlerinde, grup isimlerinde geçen felsefi yaklaşımlar, efsaneler, mitolojiler ve edebiyat eserleri üzerine inceleme kitabım Büyülü Sözlük'ü, yazdığım kimi müzik yazılarını ve yaptığım röportajları göndermiştim hemen, o da ekibe sunmuştu. Kabul almamın ardından kara yazıların başına geçtim. O günden beri Black metal yazılarımın yer bulduğu, sevdiğim pek çok müzisyene ulaşıp müziklerini, sözlerini okurlara taşıma imkanı bulduğum çok özel bir yere evrildi Headbang dergisi.

Aşırılıklarıma gülüp, tartışmaları eninde sonunda tatlıya bağlayan, hayatımın yazılarını yazmama neden olan fikirlerle gelen (bizimki de bir tür kargaşa (Mayhem) projesi değilse nedir!), yazıda kullandığım ekstrem dili teşvik ederek alevi hep harlayan biri oldu Çağlan.

Anısını müzikle yaşatmaya devam edeceğiz ve bu yaşam tarzından asla vazgeçmeyeceğiz🤘🏻
Tekrar görüşene kadar huzur içinde uyu sevgili Çağlan Tekil...

Çağlan'ın sevdiği bazı parçaları toplayıp anısına bir playlist oluşturdum.
Böylesi bir müzik insanı için heavy metal ile yas tutulur ancak...

To the memory of Çağlan Tekil (Spotify List)


Çağlan'ın son röportajını Alper Demirci yapmıştı sanırım. Konumuz elbette müzik: "Türkiye'de Ağır Müziğin Geçmişi".

Çağlan Tekil-Türkiye'de Ağır Müziğin Geçmişi


Çağlan, Laneth ile Türkiye'de ilk fanzin çıkaran ve bu yeraltı kültüründen gelen önemli bir isim. Hepimiz gözümüzü bu kültürün içinde açtık ve hala da oradayız. Yeraltı hareketi asla durmaz!














NON SERVIAM!